anatın değeri nedir?
Yüzyıllardır tartışılan bu soru, kimi zaman akademik metinlerde, kimi zaman müzayede salonlarında, kimi zaman da sokaktaki insanın basit ama çarpıcı yorumlarında kendine cevap arıyor.

Son olarak Sotheby’s’in sosyal medya hesaplarında paylaşılan bir haber, bu soruyu yeniden gündeme taşıdı. Habere göre, koleksiyoner Robert Mnuchin’in önemli koleksiyonundan 24 eser, Mayıs ayında New York’ta sergilenecek. Bu eserler arasında, modern sanatın en tartışmalı isimlerinden Mark Rothko’nun yaklaşık 2,5 metre boyutundaki “Kırmızılarda Kahverengi ve Siyahlar” adlı eseri de yer alıyor.


SOSYAL MEDYADA BİR DENEY

Bu gelişme üzerine bir sosyal deney yapıldı.
38 bin takipçili “Åntin Kuntin Fedo” ( https://www.instagram.com/antinkuntinfedo/)  adlı Instagram hesabında Rothko’nun söz konusu eseri paylaşılarak şu soru yöneltildi:

“Bu esere en yüksek peyiniz ne olurdu?”

135 kişinin katıldığı ankette sonuçlar şöyle şekillendi:

  • %61 (83 kişi): 1.000 – 5.000 TL

  • %15 (20 kişi): 5.000 – 50.000 TL

  • %8 (11 kişi): 50.000 – 100.000 TL

  • %16 (21 kişi): 1 milyon TL ve üzeri

Sonuçlar, sanatla ilgilenen bir kitle içerisinde bile oldukça dikkat çekici bir algı farkını ortaya koydu.


SANAT MI, ALGI MI, BİLGİ Mİ?

İlk bakışta bu tablo, “modern sanat anlaşılmıyor” şeklinde yorumlanabilir. Ancak mesele bundan çok daha derin.

Rothko’nun eserleri, uzun yıllardır küresel ölçekte tartışma konusu.
Bazı eleştirmenler bu eserlerin aşırı yorumlandığını ve sanat piyasası tarafından yapay biçimde değerinin yükseltildiğini savunurken, diğerleri Rothko’nun renk ve duygu üzerinden kurduğu derin anlatıyı modern sanatın zirvelerinden biri olarak görüyor.

Hatta bu tartışmalar zaman zaman fiziksel tepkilere bile dönüşmüş; Rothko eserleri çeşitli saldırıların hedefi olmuştur.

Yani ortaya çıkan tablo sadece Türkiye’ye özgü değil, küresel bir sanat tartışmasının yerel bir yansıması.


ANKETİN PSİKOLOJİSİ

Anket sonuçları üç temel gruba ayrılıyor:

1. İçgüdüsel yaklaşanlar (%61)
Bu grup, eseri sadece görsel algısıyla değerlendirdi. Estetik olarak kendilerine hitap etmeyen bir işe yüksek değer biçmedi.

2. Şüphe duyanlar (%23)
“Acaba burada benim bilmediğim bir şey mi var?” düşüncesiyle orta seviyede değer verenler.

3. Bilgiye dayalı değerlendirenler (%16)
Sanat tarihi bilgisi olan, piyasa gerçeklerini bilen veya Rothko’nun öneminin farkında olan katılımcılar.

Bu dağılım, sanatın değerinin yalnızca estetikten değil, bilgi, bağlam ve kültürel sermayeden beslendiğini açıkça ortaya koyuyor.


ROTHKO’NUN İRONİSİ

Bugün Rothko’nun eserleri milyon dolar seviyesinde alıcı buluyor.
Nitekim 2012 yılında “Orange, Red, Yellow” adlı eseri 86,9 milyon dolara satıldı.

Ancak burada çarpıcı bir ironi var:

Rothko, sanatın ticarileşmesine karşı bir sanatçıydı.
Four Seasons restoranı için aldığı yüksek bütçeli siparişi, eserlerinin lüks tüketim objesine dönüşeceğini düşündüğü için reddetmişti.

Bugün ise eserleri, tam da karşı çıktığı sistemin en güçlü simgelerinden biri haline gelmiş durumda.


SONUÇ: DEĞER NEREDE BAŞLAR?

Bu küçük sosyal medya deneyi önemli bir gerçeği gözler önüne seriyor:

Sanatın değeri, eserin kendisinden çok
onu değerlendiren gözün bilgi birikimi ve içinde bulunduğu bağlamla şekillenir.

Türkiye’de Rothko’nun “değersiz” bulunması, eserin niteliğinden çok;
sanat eğitimi, görsel kültür ve piyasa bilgisi arasındaki kopukluğu işaret ediyor.

Ama asıl soru hâlâ geçerliliğini koruyor:

Bir eserin milyon dolar etmesi mi daha şaşırtıcı,
yoksa çoğunluğun onu değersiz bulması mı

Yazı: Fedai Çakır

Önceki İçerikANTİKA İLE TARİHİ ESER AYNI ŞEY DEĞİLDİR